DersForum

Hoşgeldiniz
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Eğitim Dünyası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
onurcanaydemir
Özel Üye
Özel Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 439
Yaş : 20
Nerden : Mz İ.Ö.O 6A sınıfı
İş/Hobiler : Satranç
Lakap : Ödev Canavarı
Uyarı :
Ruh Hali :
Takım :
Sanal Hayvan :
İşletim Sistemi :
Ülke :
Cinsiyet :
Kayıt tarihi : 26/08/08

MesajKonu: Eğitim Dünyası   Cuma Ocak 02, 2009 10:06 pm

Eğitim Sorunları

İnsan Hakları Açısından Eğitimin Sorunları Ve Çözüm Önerileri


İnsan hakları, İngiltere de Taç - Baron çatışması ile başlamış ve uzun yıllar devam eden çatışmalar sonucunda Baronları, Taç'tan bazı haklar almasıyla bir sürece girmiştir.
Bu çatışmalar sonucunda Hürriyet Fermanı (Magna Carta Libertatum) 1215'te ilan edilmiştir.
Habeas Corpus Kanunu ile 1699' da ilk defa dilekçe vb. haklar kazanılmıştır.
Parlamento üstünlüğü, anayasa hükmü haline gelmiş fakat, parlamenter hükümetlerin kurulması 18. yüzyılda mümkün olabilmiştir.
Sonra, Amerika'ya göçen yüz civarında İngiliz burada "İnsan Hakları" kavgasını başlatmış ve muvafakat olmuşlardır. Nitekim, ilk yazılı anayasa 1787' de Amerika'da doğmuştur.
Fransa'da da hemen 2 yıl sonra 1789' da " İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi" yayınlanmıştır.
Bu haklara, hep savaşlarla ulaşılabilmiştir. Batı toplumu gittikleri yerlere, bu hakları götürmek yerine, oralarda bu hakları, kendileri için kullanmışlar, gittikleri yeri sömürge, halkını köle saymışlardır.
Ayrıca, Batı demokrasisinin hürriyet anlayışı bireycidir.
İnsan hakları evrensel beyannamesi Newyork'ta 1948' de yayınlanmıştır. İki yıl sonra 1950'de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Roma'da Avrupa Konseyi tarafından ilan edilmiştir. Bu sözleşme ile "aykırılıklara" Avrupa İnsan Hakları Divanı'nın el koyacağı hükmü getirilmiştir.
Bu gelişim devam ederek 1975 de Cenevre'de son senet olarak AGİK tarafından açıklanmıştır.
Bir hususa burada işaret etmek yerinde olacaktır. 1948 de Amerika' da "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi "; 1950 de Roma da "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi" ilan edilirken Türkiye'de de çok partili sistemle Demokrat Parti iktidara gelmiştir.
Batıda acımasız savaşlarla insan hakları elde edilirken, İslam dünyası 600. yılda Kuran'la savaşsız olarak ve ilahi bir şekilde bu haklara kavuşmuştur. Aynı şekilde Hıristiyan dünyasında da ilahi olarak İncil'le haklar verilmiştir. Bu nedenle, her iki din; köleler, fakirler vb. halk kitleleri arasında hızla yayılmıştır.
Gerek ilahi ve gerekse dünyevi olarak elde edilen hakların korunması ve gelişen bilim dünyasının etkisiyle ilerleyen veya yeniden ortaya çıkan insan haklarının tanınması korunup kullanılması büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca, hak ve hürriyetler; temel hürriyetler (kişi, güvenlik, mülkiyet hakkı, eşitlik, konut dokunulmazlığı); iç hürriyetleri (kişiye inançlarını, bilgilerini, manevi niteliklerini kazanma ve gerçekleştirme, fikir, din, vicdan, ibadet, eğitim - öğretim vb.); sosyal davranış hürriyetleri (toplanma, dernek kurma, basın - haberleşme); siyasi haklar (seçme - seçilme) şeklinde sınıflandırılabilir. Bunlardan, temel hürriyetler, sınır hürriyetler olup diğer hakların var olma şartıdır.
Buraya kadar özetlemeye çalıştığım hak ve hürriyetlerin elde edilmesi için ne kadar zor şartların ve uzun bir zamanın aşıldığı görülmektedir. Halen her şey başarılmış değildir.
Önemli olan, bireylerin, kendisinin insan olduğunu, insan olmanın diğer canlı ve cansız varlıklardan çok farklı, onurlu, erdemli bir ayrıcalığı ifade ettiğini, bu ayrıcalığın, insanı anlamlı kılan bir takım hak ve hürriyetlere sahip olmasından kaynaklandığını, bu ayrıcalığı bilmesi, tanıması, koruması, geliştirmesi ve kullanması hususudur.
Bence eğitim ile insan hakları burada bir korelasyon oluşturuyor. Basitçe şöyle söyleyebilirim: Eğer birey hak ve hürriyetlerini biliyor, tanıyor, koruyor, geliştiriyor ve kullanabiliyorsa iyi bir eğitim görmüştür sonucuna ulaşırız.
Eğitim, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla, kasıtlı olarak, istendik değişme meydana getirme sürecidir. Böyle olunca, birey evvela kendisinin insan olmaktan doğan haklarını kullanması ve bunu davranış haline getirmesi gerekir. Bunun yaşantı haline gelebilmesi ise nitelikli eğitimle olur. Çünkü, insan, yaşantısının ürünüdür ve yaşadığını öğrenir.
Nitelikli eğitim, eğitim düzeyi yüksek insanlar üretir.
Eğitim düzeyi yüksek insanlar:

  • Kendilerine ilgi gösterilmesini,
  • Daha iyi çalışma ortamı,
  • Sadece emirleri yerine getirmek değil; karara katılmak,
  • Ücretinin anlamlı olmasını,
  • İhtiyaçlarına uygun mesken,
  • Sağlık imkanı ve ortamı,
  • Çocuğunun eğitimini ve yüksek düzeyli eğitim yapmasını, isterler.

Diyebiliriz ki, insan hakları bakımından en önemli ve en başta gelen eğitim sorunu, bireyi okur - yazar hale getirmek, trafik işaretlerini tanımak, çevredeki reklam, tabela ve afişleri okumak, dilekçe ve mektup yazar hale getirmek değil, genişliğine ve derinliğine düşünebilen, hayal edebilen, öncekilerin yaptıklarına bakarak, ben yeniden ve farklı ne yapabilirime ulaşan bilimsel davranışlı, bilgi birikimli, işi ehline verebilen, danışabilen, birikimini sistematize edebilen ve bilimin hizmetine vermekten haz duyabilen, bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklar kazanmış, bildikleriyle değil bilmedikleriyle düşünebilen bireyler üretmektir.
Düşünüyorum o halde varım. (Descartes)
Bunun için de;

  1. Öğrenci merkezli eğitim sistemini tesis etmek,
  2. Öğrenciye, ben öğretirim dayatmasından vazgeçip öğrenmeyi öğretmek,
  3. Eğitimde korkuyu kaldırmak (disiplin, not, dayak, sınıf tekrarı vb.)
  4. Öğrenciyi, ne suretle olursa olsun sistemin dışına atmamak,
  5. Başarısızlığa, belgelendirmeye son vermek,
  6. Öğrencinin kapasitesi kadar eğitime tabi tutulması, başarabileceği ile yetinilerek hayata hazırlanması;
  7. Eğitimin kuramsal çerçevesine önem verilmesi (insan - değerler - bilim)
  8. Yöneticilerin yapıyor görünmeleri ile öğretmenlerin, derslere durumu idare etmek içi girmelerinin önlenmesi, hizmet içi eğitime önem verilmesi
  9. Çocuklara bağımsız düşünmeyi, üretmeyi öğretmek ve böylece insanımızın görüşüm değiştirerek, Türk insanının bilimselliğe ve bilimsel davranışa ulaştırılması,
  10. Sebep - sonuç ilişkisini kurabilen, bunu kurallara bağlayabilen öğrenci üretilmesini yönelmek,
  11. Kötü olan az gelişmişliğimiz değil buna inanmamızdır. Bu düşünceyi hemen ortadan kaldırmalıyız.
  12. Çağ dişilik ve bilimsel görüşü yakalayamamak; problemlerinden Türk insanının hızla kurtarılması,
  13. Eğitimde eşitliğin sağlanması,
  14. Kimseyi küçük düşürücü muamele yapılamaz; en çok eğitimde yapılıyor; önlenmesi,
  15. Dağda tek başına yaşayan ailedeki bir çocuğun eğitiminin sağlanması,
  16. Okulların ve eğitim ortamının cazibe merkezi haline getirilmesi,
  17. Üniversiteye girişlerin sınavsız hale getirilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, Türk eğitim sisteminde insan haklarının kullanılması için çare bilimsel araştırmalarla bulunabilir.
Ayrıca, yetkililerin "her insan saygıdeğerdir" fikrine inanması ve etkili olduğu için değil insan olduğu için saygıdeğer olduğunu hissetmesi ve bundan zevk alması lazımdır.

Mustafa ERKAYA
Eğitimci, Baş Müfettiş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dersforum.eniyiforum.net
 
Eğitim Dünyası
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» köpek EĞİTİM TASMASI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DersForum :: Forum Duyuruları-
Buraya geçin: